UYKU APNESİ VE HORLAMA İÇİN POLİSOMNOGRAFİ TESTİ

Uyku Laboratuvarı

Özel donanımlı bir odada hasta uyurken birçok elektrot ile gece boyu izlenir ve kameraya kaydedilen birçok veri bilgisayara aktarılır. Aktarılan veriler incelenir ve uyku ile ilgili solunumsal veya organik bir hastalığın olup olmadığı tespit edilir. Uyku laboratuvarında Polisomnografik Uyku çalışması yapmak için randevu verilerek uyku analizi gerçekleştirilir. Polisomnografik uyku tetkiki beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler veren modern bir laboratuvar yöntemidir.

Uyku Laboratuvarında Neler Yapılır ?

Hastanın, beyin dalgalarını ölçen elektrosu (EEG) göz hareketleri elektrosu (EOG) Çene kas gerilimi elektrosu (çene EMG), yatış pozisyon kayıtları, soluk alıp verirken burundan giren hava akımı, soluk alıp verirken ki göğüs ve karın hareketleri, kan oksijen seviyesi, kalp grafisi (EKG), bacak kas kasılmaları elektrosu (bacak EMG) kaydedilir. Sonrasında uyku esnasındaki solunum olayları değerlendirilir. Gelişen oksijen seviyesi değişiklikleri, uyanıklık reaksiyonları, kalp atım değişiklikleri, uyku sırasındaki bacak hareketleri tek tek değerlendirilir ve uyku esnasında hastalık varsa tanısı konulur. Özelliklede uyku kalitesi ve yeterliliği, uykunun bölünüp bölünmediği, uyku esnasındaki nefes kesilmeleri (apneleri) ya da nefesin hafiflemesinin (Hipopne) sıklığı ve süreleri, hangi pozisyonda belirgin olduğu, uykunun hangi evresinde belirgin olduğu gibi detaylı bir çalışma sonrasında hastalık tespit edilir.

Uyku Apnesi


Uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalık. Uyku apnesi uykuda hava akımının en az 20 saniye süreyle normal değerinin %20'sine ve daha altına düşmesi ile tanımlanabilir. Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır ve karbondioksit miktarı artar.
Uyku apnesi sinir sistemindeki bir problem veya solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle uyku apnesi oluşabilir. Bazen de bu her iki durum birlikte olmaktadır. Bu hastalığın değerlendirilmesinde sadece solunumun durması apne değil aynı zamanda solunumun azalması hesaba katılmaktadır. Yüksek gürültülü horlama, yorgunluk, aşırı sinirlilik, konstrasyon bozukluğu, sabah baş ağrısı gibi sorunlar uyku apnesinin sonuçları olarak ortaya çıkabilir. Hastalarda, hastalığın seviyesine göre bu sorunların biri, birden fazlası ya da hepsi birden görülebilir.

Bu hastalık ne kadar ciddîdir?


Çağımızın önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen uyku apnesi, önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilmektedir. Hastalığın bu denli ciddi sonuçları olduğu toplum içinde çok fazla bilinmemektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin büyük bir çoğunluğu hastalığı farketmedikleri ya da önemsemedikleri için genellikle hekime gitmemektedirler.
Solunum durmaları (apne) veya azalmaları (hipopne) gece içinde yüzlerce defa takrarlayabilmekte ve bunların ancak çok az bir kısmı hastanın yakınları tarafından farkedilmektedir. Bu nedenlerle ve doğuracağı sonuçlar bakımından uyku apnesi uzmanlarca sinsi ilerleyen bir hastalık olarak nitelendirilmektedir.

Uyku Apnesi kimlerde Görülebilir?


Tıbben ciddî kabul edilen uyku apnesinin toplum içindeki yaygınlığı yüksektir. Uyku apnesi her ne kadar erişkinlerde, erkeklerde, horlayanlarda, menopoza girmiş bayanlarda, yaşlılarda, ve kilolularda daha sık görülmekte ise de bu hastalık çocuklarda, genç bayanlarda ve zayıf insanlarda da tesbit edilmektedir. Kısaca uyku apnesi her yaşta görülebilen bir hastalıktır.
Kadınların en az %2'sinde ve erkeklerin %4'ünde görülmektedir. Bu rakamlar hastalığın en az astım şeker hastalığıkadar yaygın olduğunu göstermektedir.
Çoçuklarda uyku apnesi büyük bademciğe ve geniz etine bağlı olarak gözlenebilir. Ayrıca; alkolve sigara bağımlılarında, yanlış uyku pozisyonu, aşırı kilolularda, alt çenesi gelişim geriliği gösterenlerde, boyun yüksekliği kısa olanlarda, alerji, anti histaminik, kas gevşetici veya sakinleştirici gibi ilaç kullananlarda da uyku apnesi görülme riski yüksektir.

Teşhis ve Tedavisi


Uyku apnesi belirtilerini gösteren ve benzer şikayetlere neden olan değişik uyku bozukluğu hastalıkları da vardır. Bu nedenle uyku apnesinin kesin teşhisi ve şiddetinin ölçülebilmesi laboratuvarda yapılan uyku çalışması adı verilen gelişmiş bir teknikle mümkündür. Uyku laboratuvarlarında "poligrafik tetkik" adı verilen incelemelerin yapılması gerekmektedir. Uyku sırasında birçok parametrenin kaydedildiği "poligrafik tetkik", beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler veren modern bir laboratuvar yöntemidir.


Bu yöntemle, solunum hareketleri, uyku sırasında hastanın oksijen miktarı, kalpritmi ve EKG kayıtları yapılarak bunların beden fonksiyonları üzerindeki etkileri incelenir.
Uyku testlerinden sonra elde edilen bilgiler değerlendirilerek uyku apnesinin gerçekten tedaviye ihtiyaç gösterip göstermediğine karar verilir. Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviyebaşlanması gerekir.
Uyku apnesinin teşhisi koyulan bazı hastaların Kulak-Burun-Boğaz uzmanının kontrolundan geçmesi uzmanlarca tavsiye edilir. Apnenin sebebi anatomik bozukluklardan kaynaklanıyorsa cerrahi yöntemler, protez veya nadiren de olsa ilaç tedavisi uygulanabilir.
Çoğu uyku apnesi vakalarının tedavisinde, hastanın uyku sırasındaki solunumuna yardımcı olan cihazlar kullanılır. Bu cihazlardan bazıları şunlardır:


⦁ Özellikle tıkayıcı apnenin en etkili tedavisi CPAP (Continious Positive Airway Pressure)(Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) cihazının uygulanmasıyla olur. Bu cihazın kullanılmasındaki amaç hastaya sürekli ve sabit olarak hava basıncı uygulayarak uyku sırasında kapanan üst hava yollarını açık tutmaktır. CPAP cihazı hastanın burnuna yerleştirilen ya da burun ve ağızı tamamen içine alan, yumuşak silikon bir maske ve bunu cihaza birleştiren hortumdan ibarettir. Hafif ve orta şiddetli vakaların tedavisinde kullanılan bu cihazın olumlu etkisi birkaç gün içinde görülür. 
⦁ Tıkayıcı uyku apnesinin daha ağır olan vakalarında hem nefes alma hem de nefes verme durumlarına göre özel olarak hava basıncını ayarlayan BIPAP® (Bi-level Positive Airway Pressure) veya VPAP™ (Variable Positive Airway Pressure) cihazları kullanılır. Bu cihazlar bileşik uyku apnesinin hafif vakalarının tedavisinde de başarılı sonuçlar vermektedirler. 
⦁ Bileşik ve merkezi tipteki uyku apnesi tedavisinde, özellikle durumu ağır olan hastalarda, uyku sırasında nefes alış verişi çeşitli değişik tekniklerle düzenleyen APAP (Automatic Positive Airway Pressure), xPAP ST (Spontaneous Time) veya ASV (Adaptive servo-ventilation) cihazları kullanılmaktadır.

Uyku testi kimlere yapılmalıdır ?

✔ Horluyorsanız,
✔ Uykuda nefesinizin kesildiği hissediyorsanız,
✔ Gündüz kendinizi yorgun hissediyor ve uyukluyorsanız
✔Obezite hastalığınız varsa
✔ Gece terlemesi yaşıyorsanız


Özellikle horlama, uykuda nefes tutma ve gündüz uykululuk ile belli eden uyku Apne hastalığı şüphesi olanlar yatırılmaktadır. Ayrıca yine gündüz olur olmaz yerlerde uyuklamalara neden olan Narkolepsi şüphesi olanlar ile daha nadir olarak yine gündüz yorgunluk ve uykululuğa neden olan uykuda periyodik bacak hareketi şüphesi olan hastalar yatırılır