Genel Cerrahi Uzmanımız Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kaplan hastanemizde yapılan alınan başarılı sonuçlarla önce çıkan obezite ameliyatları hakkında bilgi verdi.

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kaplan’ın açıklaması şöyle;

 

Kimler ameliyat olabilir ve kilo kontrolü nasıl kalıcı hale getirilir?

Uygulanan tedavi ve diyet programlarıyla kilo vermeyi başaramayan kişilere tedavi amaçlı uygulanan cerrahi girişimlere “Bariatrik Cerrahi” ya da Obezite Cerrahisi adı verilmektedir. Kapalı cerrahi yöntemiyle (laparoskopik) yapılan obezite ameliyatları sayesinde hastaların iyileşme süreci kısalmaktadır.

Kimler ameliyat olabilir?

Cerrahi, genellikle 18-60 yaş arasında uygulanabilir. Hastaya cerrahi işlem uygulanabilmesi için bazı şartlar gereklidir.

Bunlar;

* Vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde veya obeziteden kaynaklanan hastalıkları bulunan 35-40 arası hastalar.

* En az 5 yıldan bu yana tedavi edilemeyen obezite hastalığının bulunması.

* Bir yıllık ilaç ve diyet sonucunda hastalığın seyrinde değişim olmaması.

* Endokrinolojiyi ilgilendiren hastalıkların bulunmaması.

* Alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olunmaması.

* Hastanın anlama ve uyum kabiliyetinin tam olması ve operasyon sonrası obezite ekibiyle eşgüdümlü olabilmesi.

*Ameliyata engel bir durumunun olmaması.

 

Obezitenin cerrahi tedavisinde hangi ameliyatlar uygulanmaktadır?

Obezite için yapılan ameliyatlarda belli başlı 3 yöntem izlenmektedir:

1 - Kısıtlayıcı ameliyatlar

2 - Besin emilimini bozucu ameliyatlar

3 – Hem kısıtlayıcı hem de besin emilimini bozucu ameliyatlar

Günümüzde, obezite cerrahisindeki en etkin yöntem, kısıtlayıcı ameliyatlar kapsamında olan laparoskopik (kapalı yöntem) sleeve gastrektomi (tüp mide) operasyonudur. Verilen kiloların kalıcı hale gelmesi için hastanın yaşam tarzında ciddi değişiklikler yapması zorunludur. Hastalar, ameliyattan sonra kendilerini bambaşka bir hayatın beklediğini bilmelidir. Beslenme ve diyet uzmanı rehberliğinde düşük karbonhidrat-yüksek proteinli bir diyet uygulanması, ufak porsiyonlarda daha fazla sayıda öğünlerin düzenlenmesi, iyi çiğneme alışkanlığının kazanılması, günlük multivitamin, kalsiyum ve d vitamini takviyesinin yapılması, fizik egzersizlerin buna eklenmesi büyük önem taşımaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı

Tüp mide ameliyatı midenin yaklaşık %80’lik kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıyla gerçekleştirilen bir obezite ameliyatıdır. Birden fazla mekanizmayla hastanın kilo vermesini sağlamaktadır. Öncelikle, yeni oluşturulan mide normal mideye göre belirgin derecede azalmış hacmi nedeniyle daha az gıda ve böylece daha az kalori alınmasına neden olur. Ancak asıl etkisinin gıda alımını kısıtlamaktan öte mide bağırsak sistemindeki özellikle açlık, tokluk ve kan şekeri kontrolünü sağlayan hormonlar üzerinde meydana getirdiği değişimdir.

Kısa dönem sonuçlarına bakıldığında tüp mide ameliyatı, daha eski olan gastrik bypass kadar hem hastanın kilo vermesi hem de diyabet gibi metabolik bozuklukların tamamen düzeltilmesinde veya iyileşmesinde etkili bir ameliyattır. Ayrıca bu metabolik etkisi aynen bypasstaki gibi hastanın kilo vermesinden bağımsız olarak gerçekleşmektedir. Hasta ameliyattan çok kısa bir süre sonra henüz daha kilo vermeye başlamadan diyabete bağlı yüksek kan şekeri düzeylerinin normale doğru yönelmesi, diyabet için kullanılan ilaçların ve insülinin tamamen veya kısmen bırakılması söz konusudur.